Apple Watch 24 Nisan’da Piyasalarda!
Selma Ulusoy · 13 Mart 2015 · 1.515 kelime
Apple Watch, son aylarda en çok konuşulan teknoloji ürünü… Herkes merakla ne zaman piyasaya çıkacağını bekliyorken tarih belirlendi. Apple Watch, yapılan resmi açıklamalara göre 24 Nisan’da piyasaya sürülecek. Bu dijital son teknoloji ürünü saatin fiyatı ise £300 olacak. Türkiye’de ise Apple Watch Sports 700-800 TL arası, Watch Collection 1.100-1.200 TL arası ve Watch Edition 20.000-35.000 TL arasında satışa sunulacak.
Saatin tasarımı ve üretimi beklentilerinizi karşılayacak kadar yüksek bir işçilikle yapılmıştır. Apple Watch üç farklı tasarımıyla karşımıza çıkacak. Apple Watch Sport’un özellikler şöyle: Cam cinsi İyon X, kasa cinsi aliminyum ve kordonun maddesi fluoroelastomer (bir tür sentetik kauçuk)dir. Apple Watch Collection saatinin kasası paslanmaz çelikten, camı ise safir kristalden yapılmıştır. Apple Watch Edition ise safir ve 18 karat altından üretilmiştir.
Ön cepheden bakınca iwatch tıpkı küçük bir İphone gibi görünüyor. Yuvarlak köşeleri, kavisli uçları ve siyah ekranı, yuvarlak ve dokonmatik yapısı bile oldukça benzer. İwatch’ın sağ yanında bulunan saat ayarlama düğmeleriyle bir çok şeyi bir arada yapabilirsiniz. Örneğin burada bulunan bir çift lens sayesinde saat sizin kalp atışlarınızı ölçer ve ekranda gösterir.
Apple, ayrıca çok kaba ve büyük bir saat tasarlamaktan kaçınmıştır. Saatin esas görüntüsü, reklamlardakinden daha küçük ve zariftir. Zaten kadınlar içinde iwatch’ı tercih edilebilir kılan kibar olmasıdır.
Saatin ayarlama vidası, küçüklük ve erişilebilirlik açısından muhteşem bir denge sağlar. Apple Watch’un düğmeleri çok hassastır ve dokunmatiği oldukça iyidir. Tuşlara basılı tutmaya ya da fazla çaba göstermeye gerek yoktur. Bu yüzden navigasyon fonksiyonunu rahatça kullanabilirsiniz.
Tüm bunların yanı sıra bu saatin kayışı kolayca bir diğeriyle değiştirilebilecek şekilde tasarlanmıştır. Böylece her gün başka bir saat takmanın konforunu yaşayabilirsiniz. Saatler öyle güzel tasarlanmış ki, Watch Collection’ın paslanmaz çeliği cool ve iddialı hissettiriyor sizi… Sport’un aluminyum yapısı da parlak ve dinamik hissettiriyor. Watch Edition’ın altın maddesi ise özel ve vip hissettiriyor. Üstelik saatlerin yanındaki dijital düğmelerle herşeye kolayca erişebiliyorsunuz.
Apple Watch’un su geçirmezliği hafif bir düzeydedir. Uluslararası standartlarda IPX7 su geçirmezlik özelliğine sahiptir. Yani suya dayanıklıdır ama su geçirmez değildir. Bu saat ile yağmurda dolaşabilir, elinizi yıkayabilir ya da spor yapabilirsiniz ama dalış için uygun değildir.
Saatin ekranı oldukça parlak ve canlıdır. Üstelik yan açıdan bakınca bile -örneğin bisiklet sürerken ya da kalabalık bir trende dengede kalmaya çalışırken- yazılar okunaklıdır ve resimler berraktır. Pikselleri görünebilirdir ve saat çok yüksek çözünürlüktedir.
Özellikle bazı saatlerin ekranları ve görünümleri muhteşemdir. Bir sürü seçenek arasında elbette sizinde hoşunuza gidecek bir saat olacak. Saat seçeneği o kadar çok ki ürünler taklit bile edilemeyecek.
Bu saat telefonun çevresinde neler olduğu hakkında size titreşimler aracılığıyla bilgi verir. Bildirimleri, lineer bir titreşimle gönderen bu sistem Taptic Engine mekanizması sayesinde işler. Bu pazarlanan ikaz sistemi kapalı olarak yazılmış olabilir ama bundan daha fazlası da var.
Dokunsal ikaz sistemi ile düz geri bildirim sistemi arasında ince nüanslar vardır. Örneğin siz farklı biçimde bir nesneyi elinize aldığınızda saat bunu hemen algılayacak ve elinizi farklı biçimlerde hareket ettirecektir. Bize göre bu muhteşem teknoloji keşfi yıllar içinde daha çok popülerlik kazanacaktır. Apple Watch’un dokunsal ikaz sisteminin farkını anlayacaksınız. Her duruma göre dikkatli bir şekilde yönlendirilmiş farklı uyarılar gönderecektir. Her seferinde siz hangi bildirimin geldiğini anlayabileceksiniz.
Düğmeler konusuna yeniden dönelim. Apple Watch ile hem daha önce yaşadığınız hem de hiç yaşamadığınız birçok deneyime sahip olacaksınız. Zaman zaman parmaklarınızı ekranda gezdirip bir ikona elinizle dokunmatik olarak tıklayacaksınız ya da saatin dijital ana kumandası sayesinde zoom in yapabilecek, parmağınızla bir listeyi kaydırarak okuyabileceksiniz. Bazen bazı seçenekleri yapabilmeniz için düğmelere bir parça daha fazla sert basmanız gerekecek.
Evet evet! İwatch parmağın ekrana dokunuş baskısına göre yeni sekmeler ya da menüler açabiliyor tıpkı mouse’da sağ tıklamanız gibi…
Çok fonksiyonel bir başka şey de saatte ekrana dokunduğunuzda ekranın altındakileri görmeyi sağlar. Bu işlev size tek ekranda bir çok bilgi kartı görme olanağı sağlar. Örneğin takvim, aktivite ve hava durumu gibi…
Bizim denediğimiz saatin beta sürümü bile oldukça mükemmel. Ekranı pürüzsüz ve kaygan. Üstelik menü geçişleri oldukça hızlı. Neredeyse dokunduğunuz anda istediğiniz sayfa önünüze geliyor.
Saatin sadece kontrol yöntemleri bile başlangıçta oldukça kafa karıştırıcı… Sürekli ana menüye dönüp aynı yere dönmeniz gerekecek. Fakat birkaç dakika sonra en karışık menüye bile hakim olacak ve kolayca gezinebileceksiniz. Diğer akıllı saat örneğin Pebble çok daha basit ve ilkel. İnsan merak etmeden duramıyor, Apple bu kadar fonksiyonel bir gezinme ortamını nasıl yarattı diye…
Bu saat, bir çok fonksiyon ve aplikasyona sahip… Email, mesaj, takvim, hava durumu, fotoğraf görüntüleme, harita, GPS ve kamera gibi bir çok özelliği bulunmaktadır. Artık İphone’u bileğinizde taşıyabilirsiniz.
Daha ilginç olan şey ise müzik aplikasyonları… İwatch ile isterseniz İphone’daki müziklerinizi dinleyebilir isterseniz de 2 GB hafızasına müzik yükleyebilir ve kendi listenizi oluşturabilirsiniz. Bunun dışında uzaktan kamera özelliği incecik bir ekrana dönüşüp vizörün içine girebilir. Daha da ilginç olanı saatin fitness-tracking kapasitesidir. Bu saat, sizin kalp atışı hızınızı ölçer, sensörleri sayesinde yaptığınız aktivitenin ayrıntılı tablosunu çıkarır, hedeflediğiniz kaloriye göre aktivitenizi ayarlar, eğer çok uzun süre hareketsiz kaldıysanız sizi spora teşvik etmek için uyarır. Ayrıca günlük rutin aktivite ve yaptığınız sporların detaylı analizlerini de çıkarır. Müjde artık yeni bir yaşam koçunuz var hem de bileğinizde!
Bu android giysi sayesinde, size ses kontrolü de sağlar. Siri sayesinde hatırlatma şeklindeki ses mesajlarınızı arayabilirsiniz (örneğin düzenli kullandığınız ilaçların alım saati), hatırlatma ya da mesajlarınızı sesli olarak kaydedebilirsiniz. Ayrıca ses klibi şeklinde kaydettiğiniz sesleri mesaj olarak kaydedebilir ya da metin olarak başka bir dile çevirtebilirsiniz.
Biz dijital dokunuşu bizzat deneyimledik ve çıkan sesler hiç de anlamsız değildi. Kalp atışlarınızın sesini duymak ilginç bir duyguydu. Fakat siz işteyken çocuğunuz sesli bir mesaj gönderirse ya da yabancı ülkeden bir arkadaşınız size bir fotoğraf yollarsa başka türlü düşünebilirsiniz. Taptic Engine sizin yanlış tuşlara basmanız konusunda iyi iş çıkarmış, böyle bir durumda bileğinizde nazik ve hafif bir uyarı hissedeceksiniz. Bu; etkileşimin daha fazla kişiselleştirilmiş ve duygusallaştırılmış titreşim sistemidir. Ondan sonra yeni keşfedilmiş başka cihaz özellikleri bulacaksınız.
Biz, İwatch ile herhangi bir telefon konuşması yapmadık. Ayrıca Apple üzerinde ödeme aplikasyonunu henüz deneyemedik. Fakat, İngiltere’deki İwatch sürümünde temassız ödeme seçeneği mevcut bununla birlikte ‘güvenlik elementi’ sayesinde kartla ilgili tüm bilgiler saklı kalır ve güvenli alışveriş yapabilirsiniz.
Asıl soru şu ki: Apple Watch herşeyi çok fazla yapmaya çalışmıyor mu? Eğer İwatch daha basit bir mekanizmaya sahip olmasaydı bu kadar komplex bir işletim sistemine gerek kalmazdı. Bizler hala Apple Watch’un amaçlarını tam anlamıyla tanımlayamıyoruz. Fakat şu kadarını söyleyebiliriz ki şirket, saati tasarlarken isviçre çakısının fonksiyonelliğinden ilham almış gibi görünüyor. Ya da Pebble’ın çok daha fazla gelişmiş bir modelini baz alıyor. Gerçekten saati kullanmaya başladığımız zaman bu soruların cevaplarını bulacağız.
Apple Watch’un bir küçük kullanım kılavuzu var. İphone İOS 8.2 işletim sisteminde bu kılavuzu aplikasyon olarak indirebiliyorsunuz. Fakat bu kadar karışık bir işletim sistemi için bu kılavuz yeterli olmayacaktır. Bu yüzden Apple Watch Mekanizması Detaylı Kılavuzu’nda, saatin işlevlerini detaylı bir şekilde anlatılmıştır.
Apple Watch’un über fonksiyonel özelliklerinden biri de yerinizi tam olarak saptamasıdır. Böylece örneğin hiç bilmediğiniz bir yere kolaylıkla taksi çağırabileceksiniz. Ya da Shazam uygulaması sayesinde o anda çalan şarkının ne olduğunu öğrenebileceksiniz.
SPG otellerine bu saat sayesinde otelin dışında olsanız da giriş yapabileceksiniz. Hatta bu saati NFC teknolojisi sayesinde odanızın anahtarı olarak bile kullanabilirsiniz.
Ayrıca bu saati uzaktan kumanda olarak kullanıp garaj kapınızı açabilirsiniz. İyi ama bunları telefonla da yapabilirdim. Ne gerek var bu saate diye düşünebilirsiniz. Saatteki bazı özellikler çok gerekli ama bazıları da çok gerekli değil… Apple, değerli ve biricik bir mekanizma yaratmak istemiş olacak ki böyle birçok özelliği bir arada bulunduran bir teknoloji ürünü tasarladı. Fakat ürünü geliştiren topluluğun sorumluluğu bu ihtiyacı karşılamaya yönelik olmalıdır.
Yapılan resmi açıklamaya göre; Apple Watch’un şarj süresi normal kullanımlarda 18 saattir. Fakat henüz kullanmadığımız için bunun doğru olup olmadığını bilmiyoruz. Umarız, aletin şarj ömrü en azından bir gündür. Eğer bundan daha azsa Apple büyük bir itibar kaybeder gibi görünüyor.
9to5Mac’e göre; saat, aktif ekran kullanımlarında 2.5 ila 4 saat kullanılabiliyor. Ama stand by konumunda ekranı sürekli açıp kapatmazsanız 2 ila 3 gün kullanılabilir. Eğer saate yüksek grafikli oyunlar ya da aplikasyonlar yükler ve sürekli kullanırsanız şarj ömrünüz bir günden az olacak gibi görünüyor.
Fiyatlara bakılınca en çok tercih edilecek modelin Watch Sports olduğunu söyleyebiliriz. Watch Collection esnek deri kordonuyla, fiyat olarak sizlere daha pahalı gelecektir.
Diğer akıllı saatlere oranla çılgın fiyatlara satılacak olan İwatch, eğer zamanla fiyatlarını düşürmezse rakamlar insanlara epey fazla gelecektir.
Şu an İphone ile İwatch’ın arasındaki internet bağlantısı koparsa neler yapılacağı konusunda net bir fikrimiz yok. Wi-fi ve bluetooth sayesinde bağlantı sağlanacak ama bağlantı koparsa mesela müzik aplikasyonu etkisiz hale gelecek. Eğer İphone’a fitness bilekliği gibi bir mekanizma takılırsa belki bu problem çözülebilir.
Apple Watch, teknoloji dünyasında bir devrim midir? Hem evet hem hayır…
Hayır, çünkü öteki akıllı saatlerden çok da farklı değil… Her ne kadar diğer Apple ürünlerinde çok daha hoş ve fonksiyonel…
Tıpkı İphone gibi, İwatch’da aplikasyon açısından oldukça zengin ve çok çeşitli bir yapısı var. Google, android giysi olan Apple Watch’un aplikasyonlarının muhteşem bir potansiyel barındırdığını açıkladı. Apple, aplikasyon ve fonksiyonlarıyla dünya çapında büyük bir marka haline geliyor. Artık bu saat sayesinde; arabanızın nerede olduğunu bulacak, otel odasına giriş yapabilecek, sıcaklığı kontrol edebilecek ve egzersizlerinizi paylaşabileceksiniz.
Buna ek olarak, Apple giyilebilir teknoloji mekanizmasının içine işlevsellikle ilgili birçok yararlı fikir koydu. Örneğin paylaşılan fotoğraflar, anında açılan sekmeler, saat üzerinden direk olarak yapılan mobil ödemeler gibi… Apple Watch’un yararlılığı ve duygusal rezonans gibi fonksiyonları Apple şirketine büyük bir avantaj sağladı.
Sonuç olarak, belki de İwatch akıllı saat mekanizması ile kitleler tarafından yeniden talep görecek ve teknolojik bir devrime neden olacak.